KRONİK YARA ÇEŞİTLERİ NELERDİR ;

Akut ve kronik yaralarda iyileşmeyi hızlandırmak için yara bölgesine kontrollü ve lokalize negatif basınç uygulanan bir yöntemdir. Proflaktik negatif drenaj etkisi sayesinde yara bölgesindeki kronik yara sıvısının drenajını sağlar, yara yüzeyini temiz bırakır ve bakteri sayısını azaltır. Basınç etkisi ile hücrelerdeki ödemi çözer, kanlanmayı artırarak hücre beslenmesini sağlar ve bu da yara iyileşmesini hızlandırır.

    • Diyabetik Ayak Yarası

    Diyabet hastalarında görülen hücrelerdeki his kaybı, sıcak, soğuk, ağrı ve dokunma hissini ortadan kaldırmaktadır. Hastalar ayaklarında yaşadıkları yaralanmaları ve yanıkları fark edememekte veya geç dönemde fark etmektedirler. Geç fark edilen yaralar, diyabet hastalığının damar yapısında yarattığı harabiyetten dolayı çok uzun sürelerde iyileşmektedir, bu yüzden hastalar daha dikkatli olmak zorundadırlar. Dikkatsizce yapılan ayak bakımında, tırnak kesme ya da törpüleme anında cilde verilen hasar, uzun sürecek bir yara tedavisinin başlangıcına neden olabilir. Diyabet hastalarında dolaşım bozukluğuna bağlı olarak cilt yapısı daha ince ve hassastır. Bu nedenle cildin beslenmesini sağlamak, nem dengesini korumak, çatlakları ve kurumaları önlemek vücutta oluşabilecek yaraların önlenmesi açısından önemlidir.

    • Venöz Ülserler

    Venöz ülserlerin başlıca nedeni vücuttaki ve/ya belirlii bir bölümündeki kan dolaşımındaki sürekliliğin olmamasından kaynaklı hücrelerin oksijen alımını engellemesiyle oluşmaktadır. Venöz ülser teşhisi esnasında en geçerli esas toplardamarlardaki artışının gözlemlenmesidir. Derin Ven Trombozu gibi bacak toplardamarındaki pıhtı oluşumunun ardından kapaklar bozulur ve ardından ; kan akışının yavaşlaması ve toplardamar kapakları işlev kaybı sonucunda venöz ülserler nüksetmektedir. Venöz ülser özellikle ayak bileği, bacağın ön kısmında görülmekle beraber. Sonraki safalarda kan dolaşımının yavaşlamasına yol açtığı gözlemlenmiştir.

    • Arteriyal Ülserler

    Atar damar darlık ve tıkanıklığına bağlı kan akımının yetersizliğinde dokuların beslenemesi sonucu nekroza gitmesi yada kangren ile kendini gösterir. Diyabetik ayak hastalarında mutlaka damarların değerlendirilmesi darlık ve tıkanıkların giderilmesi gerekir.Bu tür patolojiler giderilmezse diyabetik ayak ilerleyici olup kangren organ kaybına yol açabilmektedir. Tedavi planlanırken mutlaka kombine yaklaşım gösterilmelidir. Bu kapsamda damar tedavileri ile birlikte,Kan şekerinin düzenlenmesi ,Ayaktaki yaralara yönelik antibiyotik tedavisi ve pansuman uygulanması ,Ayakta gangrenöz yaralara yönelik oksijen tedavisi ve destekleyici tedavi yöntemleri uygulanmalıdır.

    • Bası Yarası

    Bası ( Yatak ) Yaraları ; ülserine Akut döneminde rastlamakta olup hastanın hastaneye yatış sebebine odaklanması ve oluşabilecek yara sorununu geç farketmesindendir. Ülserin %63 ‘ü hasta henüz hastaneye yatmadan veya daha öncesinde başlamıştır. Kardiovasküler Hastalıklar - % 41 Akut Nörolojik Hastalıklar - %27 Ortopedik Yaralanmalar – %15 sırasında geçekleştiği belirlemiştir. Bası yaraları adından da anlaşılacağı gibi en önemli faktörü basınçdır. Özellikle kemikdeki çıkıntılardan kaynaklı basınç altında kalan yumuşak dokuların beslenmemesine sebebiyet verir. Felçli hastaların ağrı duyu kaybıyla beraber basıncın farkına da varamaması varsa dahi hareket kabileyetinin olmayışı bası yarasının gelişmesine olanak verir.

  •     BASI YARASI NASIL OLUŞUR ?
      Hastaya Bağlı Nedenler
    • - Hareket azlığı/hareketsizlik
    • - Kas aktivite kaybı
    • - Yetersiz ve dengesiz beslenme
    • - İdrar ve dışkı tutamama
    • - Yetersiz sıvı alımı
    • - Yaş
    • - Duygusal algılama bozuklukları
    • - Aşırı kilo yada çok zayıf olma
      Çevreye Bağlı Nedenler
    • - Basınç
    • - Isı
    • - Nem ( cildin ıslak kalması )
    • - Temizlik eksikliği
    • - Bakım ve davranış hataları (yatma ve oturma pozisyonunun yanlış olması)
    • - Sürtünme
    • - Yırtılma
    • - Yardımcı malzemeler